Barış Bıçakçı’nın ‘Bizim Büyük Çaresizliğimiz’ adlı kitabından 15 alıntı

0
26295

1.

Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?

2.

Seninle konuşmanın özel grameri: hemen hemen her cümle ‘hatırlıyor musun’ sorusuyla biter, ortak geçmişimizin G’si büyük yazılır, eylemlerimizin kipi daima güzel geçmiş zamandır ve Çetin ile Ender’i birbirine bağlayan bağlaçlar saymakla bitmez.

3.

Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?

4.

Kalemi eline alıp iki insanı birbirine götüren yolu bulmaya çalışan biri, tek bir çizgi çizmeyi beklerken karalamayı andıran bir resim çizer. İki insanı birbirine götüren sayısız yol vardır.

5.

Yalnız aklıyla hareket eden bir insan gerçek bir insan değildir. Böyle bir insan hiç yaşamasın daha iyi! İnsan duygularıyla insandır. Duygular en güzel şiirle ifade edilir..

6.

Birine aşık olunca, ömrün boyunca onu aramışsın da sonunda bulmuşsun gibi, geçmişini tekrar kurgularsın. Basit tesadüfler aşkın ilahi gücünün işaretleri olur çıkar.

7.

Yaşamak aslında birbirinden kopuk yaşantılar arasında bağlantılar kurmaktır. Bir hatırayı diğerine bir fotoğraf albümü değil, yaşayan bir insan bağlar.

8.

Bizim büyük çaresizliğimiz Nihal’e âşık olmamız değil, sesimizin dışarıdaki çocuk seslerinin arasında olmayışıydı. Asıl çaresizlik buydu.

9.

Her şey birdenbire oluyor. Küçük bir çocukken birdenbire,ilaçlarını plastik bir margarin kabında saklayan bir ihtiyar oluveriyorsun.

10.

İnsanları gömdükleri gibi meselelerini de gömebileceklerini düşünen kazma-kürek erbabına öfke duyuyordum.

11.

Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum. Hala öyle.

12.

Bilirim ulaşamamak seni altüst etmez,sen ulaştığın şeyi kaybettiğinde dağılırsın.

13.

Sonra yine bahar gelecek, yaz gelecek. Tekrar eden şeyler bizi tekrar tekrar sevindirecek.

14.

Neden bir de rüya görürüz? Her şey olup bittikten sonra neden bir de rüya görürüz? Karmaşanın, keşmekeşin, hayatın yorucu zenginliğinin içinde eksik kalan nedir ki, uykunun kuytusunda ille de tamamlanması gerekir? Rüyamızda birbiriyle ilgisiz gibi görünen ayrıntıları bilincimiz önden gürültülü bir lokomotif gibi çekip bir yere, örneğin bir anlama mı götürür? Yoksa o ayrıntılar bilincimizin balonuna batan iğneler midir?

15.

Birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi, ne kadar çok özleyeceğimizi sözcüklere dökerken; “Ölmeyeceksin, yaşayacaksın!” diye kandırılan hastalara benziyorduk..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz